Gelenek?

Dün hiç yaşanmamasını istediğim bir gündü.

Kurum olarak bir taziyeye gittik dün sabah. Sılanur adında 3 yaşında hidrosefali hastası özürlü bir çocuğumuz vefat etmiş. Görev bildik geride kalanlara baş sağlığı dilemeye evine yollandık.

Ev çok kalabalıktı ve bu da beklenebilir bir şeydi. Ölümler bir araya getirir her yerde, her zaman.
Fakat ne benim ne de gruptan kimsenin hiç beklemediği bir şey vardı ki..

Kalabalık salonun ortasında artık melek - ölü Sılanur yatıyordu bembeyaz cildiyle, gözleri kapalı ve huzurla uyurken. Fakat o anda, o fark ediş anında gerçekler hiç de şairane değildi. Bilakis çirkin derecede çıplaktı gerçeklik.

Ölüyü evde açıkta bekletmek ve gelene geçene baktırtmak nasıl bir gelenektir? İnanç nerdedir? Gelenek inancın önüne mi geçmelidir??

Neyse ki sözümüzü dinleyip üstünü örttüler rahmetli Sılanur'un da, en azından ben rahat bir nefes aldım.

Dün geceye kadar kendime gelemedim. Hala da gözümün önünde üç yaşındaki çocuğun bembeyaz suratı...

Orada rahat edeceksin. Huzurla uyu bebeğim.

Hiç yorum yok:

Yolgeçen