Altın da deli yükseldi.

He ya, öyle birşey var. Neyapsak ki bilemedim. Tamam Varyemez Amca değilim ama düşünmek lazım yine de.

Ee başka noldu ne bitti? Güzel şeyler oldu şimdi uzun uzun anlattırmayın. Ama çok ısrar edenler için:

a. Tatil işlerinde gelişme var, hemen hemen herşey hazır ve fark ettim ki gün yaklaştıkça kaygım heyecanım daha da azalıyor.

b. Bardak altlığı koleksiyonum için bir sürü çekim yaptım dün, balkonda tezgahı fonu kurdum önce. Beyazlılar dışındakileri o fonda çektim hep. Ayrıca Kanada'dan bardak altlığı geliyor! Yani burada ama bende değil henüz. Varol Abime selamlar.

c. Bugün birazcık sosyallik günü olacak. Akşam Belfasttayım.

d. Mac Mini makinamı satıp Ali'nin eski PC'sini 250'ye aldım. Üstündeki ekran kartı yeter, şu haliyle bile mac mini'den daha güçlü..Fakat o satıştan gelen parayı napıcam ona karar veremedim :) Altına yatırsan olmaz, altın çok yüksek. Gümüş desen, beklediğim gibi gitmediği için halihazırdakini de çekip çıkmayı düşünüyorum. Faizse bana gitmez..Neyse, bir yol bulunacak yada Huawei Ideos X5 alınıp kalanı bankaya atılacak, sonraki ay sürüyle izinden dolayı az yatan maaşın yerini dolduracak..

Günlerden Pazartesi

Bugün Pazartesi. Evet. Yoksa değil mi? Belki Pazartesi işte, neyse ne. İnsan izinde olunca saatin günün hesabını kaçırabiliyor, affola.


Tatil planları fazla ilerlemese de, gereken temel şeylerin hepsi halloldu. Alınacak bir iki parça birşey kaldı o kadar.

Yukarıdaki videodaki adamı, Mabel Matiz, ben sevdim. Jason Mraz vardır, onu da severim bunun gibi. Ama bizimkisiyle yapılmış mini bi röportaj için buyrun: http://parantezicihayatlar.com/blog/archives/799


Bu da Jason Mraz. Gençten bi oğlan işte. Mabel gibi neşeli şarkıları da var, hüzünlü de. Keşke buralara yolu düşse de..

Debelenme Bak

Etrafta görüyorum ki teknoloji ilerleyince garip adamcıklar türemiş. Bunlar bir yerden bir şeyi duyar duymaz salyaları aka aka o şeyin en üst modeline binlerce para verip huzura varıyorlar. Tüketim onları dürtene kadar.. 


Audiophile Evliliğinden Bir Kare

Müzik işinde Audiophile denen bir insan modeli vardır, adamlar sürekli daha şu daha bu diye binlerce para verirler. Sadece biraz daha x - y duymaktır niyetleri. Yoldan geçen adam için iyi ses kötü ses vardır. Benim için midtone'lar iyidir ama tizde zayıftır bu hoparlör ama onlar için 31Hz biraz daha yüksek olmalı, 15khz bu kadar reverb yemese iyiydi'dir. Ülkemizdeyse bu tiplerin çakmaları var sürüyle. Kıçı kırık bi ipod Nano ele geçirip ahkam kesenler, üç paraya bi Sennheiser Cx300 2 falan alıp da kendini bi b.k zannedenler.. 

O bir yana, bir de dijital fotoğraf makinelerinde megapiksel fetişistleri var. Sanıyorlar (daha doğrusu sandırılıyorlar) ki ne kadar MP, o kadar iyi. Evindeki monitör kaç " ki atıyorum 15mp'i tam hakkıyla görebileceksin? Veya hayatında kaç kere poster boyutunda 50ye 80 cm falan baskı yaptırdın ki çektiğin kare büyüyünce piksellerin açığa çıkmasını istemiyorsun. 10mp 15mp 20mp anca onu engeller işte, piksel başına yoğunluğu arttırır. 

Full HD, Full+Full HD, Süper Full HD falan da benzer bir debelenme. Odan balo salonu gibi geniş olmadıkça 
ve duvarında da en az 120cm (bak en az dedim) bir ekran bulunmadıkça, tüm bunlar teferruat ;)

Ferah tutun gönlünüzü. Günler Ramazan, havalar sıcak.

Yolgeçen