Şeytan ve Kurallara Dair

Peki ya Darius

Darius’un orduları

Onlar zafer kazanmamış mıydı?

- Hey sen, yanımdaki! Zafer kazandık, neden sevinmiyorsun?

- Zafer mi? Nedir zaferi? Ya da kimi yendik? Peki kimin için savaştık? Zafer? Kimin zaferi?

Peki ya Osmanlı?

Düşman kahpe Bizans mıydı?

Yoksa

O isyankar Avşar illeri mi?

Biz biliyor muyduk?

Ya da onlar?

- Hayır buldum

Düşman karşı mahalledeki çocuklar

Taş atalım onlara.

- Peki neden?

- Bilmiyorum

- Ama birileri

Ya da bir şeyler bize öyle dedi.

- Yani ne, ne dedi?

Savaş!

Ölümüne savaş

Herkesle, her şeyle savaş.

- Sonra mezarına yazacaklar…

- Ama biz çocuğuz!

- Sen savaş

- Sen savaş ve “yen”

Peki kimi?

Kimi yenmeye çalışıyoruz?

Şeytanı mı?

Ama Tao dememiş miydi

- Her iyinin içinde,

Bir kötü vardır.

Peki ya savaştığımız şey

Ya kendimizsek?

Ya şeytan kendimizse?

Goethe de onu anlatmıyor muydu?

Faust’unda.

Hangisi daha şeytan?

Düşsatan Mefisto mu?

Yoksa

Bitmek tükenmek bilmeyen istekleri ile

Şeytanı bile çıldırtan Faust mu?

Buldum!

Şeytan benim.

Şeytan biziz.

Neden ve ne için istediğini bilmeyen.

Ama sadece isteyen biz.

Peki ya Şeytan?

O mu?

O sadece işini yapıyor.

Galiba o da kuralları biliyor.

Gotik Yaratmak



" Elimizde normal fizikte, omuzlardan aşağı boyda saça sahip, 150 ytl'si ve bir Converse'i olan normal sünepe bir kızımız var.
Dış görünüm herşeydir, baştan aşağıya yenilenmek gerekir o nedenle 150 ytl ile alışverişe çıkıp olabildiğimiz kadar marjinal olacağız.

Alınması gerekenler ve fiyat listesi :

Bir kutu tercihen siyah, viyole saç boyası 5 ytl
Bir adet kareli çizgili acayip renklere sahip kapri pantolon 25 ytl
Bir adet çizgili sağından solundan ipler vs sarkan tişört 10 ytl
Siyah kırmızı ruj, siyah oje, siyah ve uçuk renkte göz kalemi 10 ytl
Deri tasma bileklik küpe tarzı takılar ve converse bağcığı (farklı renklerde) çizgili eldiven 25 ytl
Kareli veya üzerinde bir rock grubu ya da film ikonu vs bulunan çanta 25 ytl
Dikkat çekici zımbalı zincirli kemer 10 ytl
File çorap 5 ytl
Ucuz ve sağlıksız bir mekanda piercing 20 ytl
Kuaför ve kahkül kesimi 15 ytl
İki adet CD, tercihen Anathema, HIM, Marilyn Manson, Slayer 5 ytl


Bütün bunlar giyilir ve uygulanır. Çok sert dik bakışlarla fotolar çekilip yonjaya ya da facebook’a olmadı hi5’a konulur, ismi beğenilen her grubun iki tane şarkısı öğrenilip ezberlenilir ve en bir eski “hayranı” olunur, “sert hatun” imajına yatılır, herkes beğenilmemelidir, Taksim'de Nevizade (Kızılay’da Karanfil boyu) mekan edinilir, her şey biliniyormuş gibi davranılır

Kesinlikle Ville Valo'ya (H.I.M vokalisti) aşık olunur
En favori filmler The Crow ve Requiem for a Dream olarak seçilir
Sesiniz bir iki perde kalınlaştırılır
Gerçek marjinalleri ezilir ezdirilir (unutmayın gotik kimseyi beğenmez)
Kendinizden en az üç beş yaş büyük Karanfil / Taksim tipi çulsuz bi sevgili edinilir
Yonja, msn space, hi5 ne kadar interaktif ortam varsa hepsine dalınır
Gotik fotoları profilinize konulur
Hayattan nefret edilir, çok acı çekilir
Çektiğiniz fotolarda alttan yandan bakmak asla unutulmaz

BİTTİ!
Artık bir gotiksiniz, keyfine varın... :) "

...Bilinçsizliğinizin.

Bugünün dünyasına hoş geldiniz, tüketime ve iç(i) boşaltmaya, metalaştırmaya ve basitleştirmeye, aslında hiç bilmemeye ama bilinenlerin de unutturulmasına. Söyleyin kaçınız farkında neyin ne olduğuna? Ya da daha üretim fazlasını satıp daha çok üretim fazlası ortaya çıkarıp daha da çok satmak için tasarlanmış çekici numaralara?

Hayır ben özellikle zeki ve / veya “farkında” değilim. Hem öyle değilim hem de yaşlı değilim. Satırları yazan özellikle zeki veya “farkında” olmayan bu kişi alt tarafı 80ler ve 90lar çocuğu! Ama verilmiş aklını kullanan biriyim. Ve aklımı kullanarak görüyorum ki “tarih” bilmek önemli - en azından kapısını az da olsa aralamak.

Tarih bilince bugün de bilinir - hakkıyla. Hakkıyla bilince bugünü içi dolar tüm duyuların ve anlaşılır neyin ne olduğu. O anlayışa varırken de “bilinç” yağmurları yağar gök sürekli boşanırken kişinin üstüne. Ve ancak bilinçli kişi ayakta durabilir bu tip kültürel dejenerasyonlar selinde. Ancak o ayakta dik durur, azgın istilacı suların boyunu geçmesine izin vermez.

“Parlamak istiyorsan sönmeyi bilmen gerek” diyen şairin bu pek doğru sözünün de anlattığı gibi, taaruz onu zaman zaman alsa da altına, çekse de dibe, o neyin ne olduğunu bilen kişi özünde sürekli öyle kalacak ve günümüzün geriye doğru saran “modern” dünyasında durmadan ileriye gidecektir.
Ve...ve varolmanın, hakkıyla ve ağırlığıyla var olmanın tüm keyfini yaşayacaktır.


jesterdvine@yahoo.com

Yolgeçen