Magilum

Magilum - Kırmızı Kar

" Kelime anlamı olarak Sümer Mitolojisi'nde 'Ölüler Teknesi (Ölen kisinin içine yerlestirilerek suya birakildigi tekne)' anlamına gelen Magilum, 2000 yılında Oğuz Akalın ve Serhat Duran tarafından kurulmuştur. "

www.myspace.com/magilumband adresinden mutlaka dinleyin derim bu cesur ve müthiş bir gelecek vaadeden grubu. Cesurlar çünkü alt yapısı normal şartlar altında Türkçe'ye pek gitmeyecek bir müziği daha ilk albüme rağmen başarıyla icra ediyorlar.
Albümleri 15 Ocak'ta piyasaya çıktı. Lütfen gidin alın, korsan bedavacılığına kanmayın.

Bir laf vardır, "One man's fun is another's hell". Düşünün. ;)


Çok sağlam bir parçaları:
Giden Benim

"Beni unut" dedi gitti...
Bos yapraklarin ardinda..
Bi de gülümsedi, gereksiz..

Radyoyu kapat şimdi
Ikinizin sarkisi çaliyor
Zaman seni kucaklayip büyürken
Acaba kaç kisi agliyor?

Nasil aglasin?
Gözleri hiç yalniz kalmaz ki.
Niçin anlasin?
Giden benim , kalan o degil ki...

Ankara Hakkında, alıntı

Biraz eskimiş fakat ben ve benim gibi Ankara'da üniversite öğrencisi olmuşların ortak bilgileri ve tecrübeleri bunlar, keyifle okudum. :)

Yeni Başlayanlar İçin Ankara

Yeni başlayanlar için Ankara aşti’dir. (bkz: aşti) soğuğun içine işlediği anda başını kaldırıp etrafta denizi aramaz isen kolay alışırsın.

*madde 1: Ankara'da deniz yoktur. deniz kenarında bir kentte bir şekilde bulunmuşsan, denizi seviyorsan, Ankara'yı kısa vadede sevemeyeceksin, hiç kasma. yine de çeneni kapa, 'ankara iyi güzel de denizi yok abi bea' kabilinden düşüncelerini kendine sakla, bu muhabbetleri defalarca kez duymuş olan Ankaralılar pek sevecen davranmazlar, sıcak yaklaşmazlar. baygınlık verirsiniz. yapmayın etmeyin gözünüzü seveyim.

*madde 2: Ankara'yı İstanbul ile, İzmir ile kıyaslamaya kalkmayın, bu da sevilmez, hele İzmir karşılaştırması tiksinti yaratır. yok kordon vardı yok çiğdem vardı bilmem ne..Gölbaşı'nda denize dökerler adamı ..

*madde 3: Ankara'da kış soğuk geçer. rüzgarı keser, ayazı süründürür. kalın giyinin, bere ve eldiven edinin; öğlen dışarı çıkıyorsanız ve geç saatlerde dışarıda bulunmanız gerekecekse havaya aldanmayın. coğrafya dersinde karasal iklim için neler söylerdiniz onları hatırlayın. ya da en iyisi bir gece iliklerinize kadar üşüyün, sonra gece-gündüz sıcaklığı arasındaki büyük farklı anlayın.

*madde 4: çinçin mahallesi denilen yere gece gitmeyin.gündüz de gitmeyin. illa gidecem ben gezerim görürüm hoplarım zıplarım' diyorsanız, en fiyakalı, en pahalı giysilerinizi giyin, telefonunuzu boynunuza asın öle gidin.

*madde 5: ankara'da deniz yoktur. Alışın

*madde 6: Elektronik malzeme, korsan cd falan arıyorsanız kızılay'da vakit kaybetmeyin, teknosa arayıp kazık yemeyin, maltepe pazarı'nı öğrenin. 'ben öğrenciyim abi' sözünü motto bilin, her alışverişte işe yarar.

*madde 7: öğrenciyseniz, kendi evinizde kalacaksanız, bir şekilde İtfaiye meydanı'na gidin, dibine kadar araştırın, az parayla süper ev nasıl döşenir görün. ya da beni çağırın göstereyim.

*madde 8: Atakule'de bir halt yok, boşuna meraklanmayın,Çankaya'ya sırf Atakule için tırmanmayın. ha eğer 'ben illa bozkır manzarası görecem edecem' diyip de gidecekseniz, hemen aşağıdaki botanik parkına da uğrayın.

*madde 9: Ankara'da deniz yoktur. deniz aramayın.

*madde 10: Metro'ya girin, kaybolun, ama alışveriş yapmayın.

*madde 11: Odtü, Bilkent, Hacettepe yahut Başkent üniversitesi öğrencisi iseniz, araba almayın, otobüs ve servisi tercih edin. eskişehir yolunun her sabah yaşadığı tıkanıkta tuzunuz bulunmasın. sizin yüzünüzden sınava geç kalmayayım. lütfen.

*madde 12: banliyo trenleri güvenlidir, çekinmeyin kullanın. sincanlı ezik büzük gençlerle muhatap olmayın.

*madde 13: kaybolursanız kimseye asla ve kat-a yol sormayın. sorduğunuz her yüz kişiden kırkı gitmemeniz gereken yönü, otuzu bambaşka bir tarafı gösterir, kalan otuz da bilmiyorum abi ben buraların yabancısıyım der. Karanfil sokak'ta sağlık bakanlığı nerede diye sorarsınız, adamı Kocatepe camii'ne çıkarırlar, yapmadıkları şey değildir. harita edinin.

*madde 14: Odtü'lü değilseniz,Odtü kampüsüne girmeniz, Alcatraz'dan kaçmanız kadar meşakkatli bir meseledir, bunu bilin. ısrarcı iseniz, risk alın ve Güvenpark'tan kalkan Odtü minibüslerinden birine binin, kampüse girişte kimlik soran görevli minibüse girdiğinde, kendinizden emin bir şekilde adamın gözlerine 'sen benim kim olduğumu biliyor musun' bakışı atın. işe yarayabilir.( düzenleme: ne yaparsanız yapın, gerekirse ormana dalın girin ama kimlik diye topkek ambalajı, kupa sekizlisi göstermeyin)

*madde 15: Ankara'da deniz yok. yok işte, yok!

*madde 16: Ulus pek sevilen bir yer değildir. eski meclisbinasının burada bulunması Ulus'u güzel kılmaz. zamanla göreceksiniz ki, Ulus'u hiçbir şey güzel kılmaz, kılamaz; olabilemez. Ulus'tan ve arka sokaklarından uzak durun.

*madde 17: en popüler buluşma mekanları olan Kızılay Gima'yı ve Dost Kitabevini'ni öğrenin.

*madde 18: Tunalı Hilmi caddesi demeyin. Ankaralılar -muhtemelen Hilmi'nin güzel bir isim olmadığınıdüşünüyor olduklarından- direkman Tunalı derler. siz de Tunalı diyin.

*madde 19: Ankaragücü taraftarı çirkef ve kalabalık, Gençlerbirliği taraftarı az sayıda ve enteldir. kalabalık bir Ankaragücü taraftar grubu görürseniz sakının. laf atarlarsa karşılık vermeyin. tek kişi bile olsa, iki dakika içersinde sürüyle adam toplayıp peşinizden koşturabilir.Büyükşehir Belediyespor'un taraftarı yoktur, olduğunu iddia eden olursa gülün geçin. nanik yapın.

*madde 20: "boş yere ağlama, kalbini bağlama, Ankara kızlarına" şarkısını öğrenin, sık sık söyleyin.

*madde 21: Ankara'da en güzel mevsim sonbahardır. tadını çıkarın.

*madde 22: Trafikte taş düşemez ama milletvekili çıkabilir. kırmızı ışıkta sizi bekletebilir. hazırlıklı olun.

*madde 23: Gazi üniversitesi'nin İİbf dışındaki bir fakültesine gidecekseniz temkinli olun, eli tespihli takım elbiseli tiplerle saçınız, sakalınız,küpeniz üzerine bir konuşma yapmaya hazır olun. adamlarla papaz olmayın.

*madde 24: gece ondan on birden sonra sokaklarda kimseciklerin kalmaması normaldir, kimyasal bomba neyin atılmamış, insanlar sığınağa kaçarcasına bir anda ortalıktan kaybolmamışlardır, olağan bir durumdur bu. sakin olun,panik yapmayın.

*madde 25:
1-cadde ortasında düğün dernek görürsen şaşırma, bilmediğin Ankara havalarında da oynama. (bkz: düz oyun) (bkz: kaşıklı oyun) (bkz: okuntu)
2-nerde olursanız olun aşağıya doğru indiğinizde Kızılaya çıkarsınız.
3-Pek çok yere yürüyerek gidebilirsiniz, kaybolmak gibi bir şansınız yoktur, bunu unutmayın. "aha nerdeyim lan ben?" dediğinizde Ulus'tasınızdır, panik yapmaya gerek yok, Bentderesi'ne doğru gitmediğinizden emin olduktan sonra, hızla Metroya ulaşabilirsiniz, müzelerin biraz aşağısındadır. Büyük tiyatroyu sorup, entel görünümüne girmeyin, itfaiyeciler çarsını sorun, kimse sizi kandırmasın. samanpazarı da olabilir. Ulus dışında Ankara'da hiçbir yerde absürd bir durumla karşılaşmazsınız. Etrafınızda, gözünüzü nereye çevirdiyseniz bir "Robocop" a çarptıysa Kızılay'dasınız demektir.Eylem yapılacak anlamındadır bu. korkmayın. yine, bir avuç eylemci için 4 otobüs Robocop, çevik kuvvet inmiştir. bu kadar polisi nereye göndersin kardeşim bu devlet?! mantığıyla öyle bakınır dururlar o polisler. sonra SSK işhanı ve Sakarya alkol mekanlarıdır. en berbat birahenlerden tutun meyhane ve club ortamlarının hepsi vardır oralarda. güzeldir, herkes birbirinin kardeşi gibidir, ama yine de dikkatli olmak gerek, bazen insanlar kardeş katili de olabliyorlar. Ankarada güz bambaşkadır. özellikle, kalabalığı seviyorsanız, Yüksel caddesinde, tenhalığı seviyorsanız, Bahçeli 7. cadde hariç her caddesinde veTandoğan'ın ara sokaklarında turlarsanız, bir aylığına bu şehri sevebilirsiniz belki. onun dışında bürokrasi hemen her zaman kendisini hissettirir de bir tek Sakarya caddesine uğramaz gibi gelir bana.

4- Ankara melankoliktir, ekim güzeldir.

5- Ankaraya geldik Laila'ya gidelim diye gazlara geldiyseniz 1 şişe viski için 300 milyon, bir bira için 20 milyon gibi fiyatlara hazırlıklı olun. . Armada ile migros alışveriş merkezi eşittir ama migros alışveriş merkezi biraz daha eşittir. (bkz: mudo) Metroya binerken her zaman ve her zaman, mutlaka inenlere yol verin. inen ve binenlerin toplu çemkirmelerine maruz kalmayın.Metro ve Ankaray'ı karıştırmayın. ikisi de Kızılay'da kesişir; Ankaray Aşti'ye gider,Metro ise Akköprü (MİGROS-ANKAMALL) ve Batıkent tarafına. kar-buz çok olur lütfen dikkatli adımlarla yürüyün.

6- Ankaradaki yürüyen merdiven adabında acelesi olmayan vatandaş sağda dursun diye bir kural yoktur. yürüyen merdivene binecekseniz yürümeyin, durun zira merdiven zaten sizin için yürümektedir.

7- Kavaklıdere, Ayrancı mevkilerine belediye otobüslerine bindiğinizde fark edeceksiniz ki otobüsün yaş ortalaması 65-70 civarlarındadır. Korkmayın takım elbiselerle otobüse binmenize gerek yok herkes öyle biniyor diye.

8- Genelkurmay önünde ayakkabınızı bağlamak üzere durmayın. makinalı tüfek doğrultuyorlar. (bkz: biz burda yabancıları sevmeyiz)

9. -"Hocam" lafına alışın, bu lafı duyunca kendinizi hoca gibi hissetmeyin. bir Ankara klasiğidir, özellikle üniversite kampüslerinde güvenlik görevlileri öğrencilere, taksi şoförleri güvenliğe, büfeciler büfecilere, kısaca herkes herkese hocam der. ayrıca taksi şoförü üniversiteli olduğunuzu anladığı anda hocam diye hitap eder size. hoca değilsiniz, Ankaralısınız. eğer yere tükürür veya otobüste yellenirseniz kimse birşey demez, ama ters yöne girerseniz ya da yanlışlıkla Metronun inme platformundan inerseniz (ki Ankaray'dan Metro'ya geçecekseniz tüm oklar inmeplatformunu gösteriyor) küfür yersiniz. garip prensipleri olan bir şehirdir. Dost deyince Konur sokak'taki Dost kitabevi değil,Karanfil'deki anlaşılmalı. aman ha, arkadaşınızı fıtık edersiniz sonra yanlış yerde bekleyip.

10 -AOÇ belediye başkanının insafına bırakıldı ya da bırakılması kuvvetle muhtemel. bozulmadan son bir kez gidip görün. kokoreç yiyin. şençam köftesinden tırtıklayın. dondurma tüketin. çiçekçileri gezin.
*Odtü'den Bahçeli'ye giderken ki yolun (Eskişehir Yolu) ortasındaki Gökkuşağı adlı yapının ne ayak olduğunu sormayın boşuna. bilene rastlamadım. bende bilmiyorum.
*İzmirliler, İstanbullular diğer bütün vatandaşlar gibi kardeşimizdir ama gelip de "buranın denizi yok, akşamları dolmuş olmuyor, İstanbulun gözünü seveyim, ne modern şehirmiş meğer bik bik bik" diye trip atanlar sevilmezler pek. yoksa İstanbul, İzmir şahane şehirlerdir itirazımız yok.
*Kızılay'daki Yapı Kredi binasındaki leyleklerin niye birinin yan yan diğerinin de kanatlarını farklı frekanslarda çırparak uçtuğu üzerine kafa yormayın.biz yorduk yararını görmedik

ya-zı-yo-rum

(yani) o an yaptığını yaparken, yaptığını yaparak, yaptığını yapmak ; o an yazdığını yazarken, yazdığını yazarak, yazdığını yazmak..

Yağmur

Koştum koştum kaçtım hüzünden fakat yine vurdu havalar da yağmurluyken. Yağmurda ayrı bir büyü var arkadaş ve yağmurlu karelerde.


Yolgeçen