Sayfalar

Finding Nemo / Kayıp Balık Nemo

adı: finding nemo

türü: çocuk filmi / hayvan filmi

oynayanlar: bir balık, bir başka balık, bir başka balık sonra bir başka balık daha, bir sürü deniz tospağası, bir iki de kuş.

konu: canı sıkılan velet kırmızı balık yüzünden gidilmez yolları yüzen diğer bir kırmızı balığın hikayesi. Tabii sadece bu değil, deniz tospağaları ve martıların enteresan dünyası hakkında bolca belgesel şey de oturtmuşlar. Thumbs up! Must see!

Hard Disk

IBM Hard Disk. İlk hard disklerden.


Hard diskler, hdd olarak da adlandırılır. Sistem olarak insan beynine benzerler. Hiç bir bilgi TAM olarak silinmez; sadece yeniler eskilerin üstüne yazılır. Kurtarıcı olarak gördüğümüz "format" bile beceremez %100 silmeyi.


Ben bu işlere girdiğimdeki ilk hard diskim resmi sağda görülen 1.6 gigabayt ( = 1600 megabayt)
kapasiteli bir Fujitsuydu. Güzeldi. Amiga günlerimden sonra mucize gibiydi.










Ama ardından yıllar geçti. Şimdi işler çok daha farklı. Boyutları da. Tamam fiziksel ebat değişmiyor ama aynı boyuttaki kutucuğun içine alabildiği veri coşuyor da coşuyor; fiyatları da komik rakamlara düşüyor.

Bugün aşağıdaki 500 gigabaytlık ( = 500.000 megabayt) modeli satın aldım 110 liraya. Ve dönüş yolu boyunca şaştım durdum. Şaka gibiydi resmen. Fiyat ile kapasiteden bahsediyorum.


İyi haber, terrabaytlık ( 1tb = 1000 gb = 1.000.000 megabayt ) modeller de gitgide kullanıcı seviyesine düşmeye başladı. Fakat fiyatları henüz o kadar düşmedi, yaklaşık 250 - 300 liraya alınabilir.

Artık daha ne kadar şaşabilirim?





"bir leşim var"


dedi "bir leşim var."

dedim "nerde?"

dedi "burda."

dedim "hani?"
dedi "karşımda. ayaklarımın dibinde. bir kaç gündür yatıyor böyle. kıpırtısız. ben öldürmedim onu. sen öldürdün, hatırlıyor musun? burda bıraktın. karşımda. benim oldu. benim bir leşim var artık. burda. karşımda. ayaklarımın dibinde yatıyor kaç gündür, kıpırtısız. bir isim verdim ona, leşime; 'nokta'. daha iyi bir isim bulabileceğimi sanmıyorum. mutlak bir son gibi zaten. durduran, gerçekten bitiren. anlıyor musun, anlayabiliyor musun? ben zorlanıyorum anlamakta. anlayamadığım için sahiplendim ya zaten onu.. isim verdim, belki anlarım diye..gözlerimi ayırmadan baktım günlerce, hareketsiz olduğundan emin olabilmek için. yani haraketsiz derken..anla işte, öldüğünden emin olabilmek için..bir iki kere öyle oldu ki..uçmaya hazırlanıyordu diyebilirim..uzun süredir kapanmadan bakan gözlerimin bana oyunuydu bu tabi ki! öyleydi değil mi? bak eğer sen de emin değilsen biraz daha zaman ver bize, bana ve leşime..onu diri diri çekmek istemezsin değil mi toz yığının içine? ve saçlarının..kim bilir daha neler var orda? neyse..al hadi..daha fazla bakmak istemiyorum ona."
dedim "hı-hı.."

Mizan

Mutlaka yazmam gerekiyor diye düşündüm böylesi bir grubu.
Norrda Mira derken, çizgimizi sürdürüyoruz ve bu sefer de sizlere Mizan'ı sunuyoruuum. (alkış alkış alkış)

http://myspacetv.com/index.cfm?fuseaction=vids.individual&videoid=20303575

Daha taze bir grup olan Mizan çok yol alacağa benzer. Neden? Üstteki klibi izleyin de görün adamlar nasıl bir doğu batı sentezi yapmış! Ve belli ki "öylesine" bir birleşlim değil, her parçada duymak mümkün anadolu enstrümanları ile solistin amerikanvari vokalini.
Bu albüm sizlere mutluluk vaadetmiyor, aksine gelen sonbahar günlerini ta derinden yaşatmayı söz veriyor pek çok hüzünlü eseriyle. En iyisi de bu bence, bizim enstrümanları taa derinden yaşamak ve Anadolu'nun yüzyıllardır çektiği acıları notalarda fark etmek..

http://www.myspace.com/mizanspace


Plan program ve ilk sonbahar günleri üstüne röportaj

Hmm neymiş? Dışarda hava güzelmiş, biraz da serin. Peki JD nerdeymiş? Evinde!!! Neden? Yıllık izin aldı ya mal, ondan. Peki neden evde? Çünkü hiçbir arkadaşı öğrenci değil, herkes işinde gücünde. E çıkıp etrafı dolaşsın? Öğrenciyken sık sık çıkardı, sokak sokak dolaşırdı, artık ondan da sıkıldı. O zaman JD bir dahaki sefere ne yapacak? Hmmm, bir dahaki sefere mutlaka ama mutlaka bir şey yapmak için yıllık izin alınacak. Bu seferki gibi "ben alayım izni bakarım gerisine" olmamalı.

Google Araması Cevaplandırma Servisi: Şeytan nerede

Bu seri, siteme kimin hangi keyword ile geldiğini görmemden kaynaklıdır, kçtan uydurma asla değildir. Lütfen iyi okuyun ve feyz alın ya da esef duyun



Şeytan nerede ha?
Bak şimdi, iki yorumu olabilir bunun. Biri dini diğeri agnostik - dine bulaşmayan - yorumu.
Dini yoruma göre, Hz. Adem'in yaratılışı onun düşmesine neden olaylara yol açıyor ve yaratan tarafından istediği zaman veriliyor. Bir manada meydan okuma bu fakat bizler için tehlikeli. Çünkü "öneri"leri ile sürekli kendi yoluna çekmeye çalışıyor, cehenneme.
Agnostik yorum ise, şeytanı ilahi düzeyden alır dünyamıza sokar. Bu açıdan bakarsak yollar epey çeşitlenir. Mesela şeytan amerika, yahudiler şeytandır, para şeytandır vb vb her türlü karşı olabileceğimiz şey şeytan ile özdeşleştirilebilir.

Ama gel istersen, en suya sabuna dokunmayan cevabı vereyim sana da, sen de rahat et ben de.
Şeytan yerin dibindedir, tamam mı?

kara goncolos neyin nesidir?




karakoncolos, çoğul: karakoncilo


Yunanca kalikantzarus (καλικαντζάρους )


Karakoncoloz, koncoloz (κοντζολόζ) ve koncolozi (κοντζολόζοι)


Arapça qârâqendlûz (Cezayir)


Türkçe Yaban Adamı, Meşe Adamı (Orman Adamı)

Lazca “Germakoçi “(Dağ adamı)

ya da deforme edilerek koncala , koncoloz, karakancala, kancala (İkizdere), congalaz (Yozgat) formlarına dönüşmüştür.





"Bir de Kara Koncolos'a dikkat edeceksiniz. En zalimi o. Yaşlı kadın kılığına girip sokaklarda dolaşır. Köşe başlarını tutar. Köşeden geçmek isteyene sorular sorar : 'Nereden geliyorsun böyle? Nereye gidiyorsun?' diye sorar. Kara Koncolos görünce içinde muhakkak kara kelimesi geçen bir cevap vermek lazım gelir. Misal, karalardanım, karacasöğüttenim filan diyeceksin. O zaman rahat bırakır geçersin. Bazen de adres sorar. Eğer sorduğu adresi bilmezsen, vay haline. Çantasından sopasını çıkardığı gibi küt küt vurur adamın kafasına, bayıltıncaya kadar döver."


syf.263


bit palas


elif şafak

Ruh Hali Fotoğrafları

Arka arkaya çalan iki şarkı * ile dağıtan kişimiz derin düşüncelere dalarken, çayı da soğumakta. Kalbi gibi.
O çay bir daha ısınmayacak. Isınırsa hiç tadı kalmaz.
Onu bırakan kız geri dönmeyecek. Dönerse tadı kalmayacak.

* Enbe Orkestrası - Unutamam ve Gülay - İstanbul Ağlıyor

Yolgeçen