Sayfalar

inceleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
inceleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Hisoundaudio paa-1pro ve V-Moda Crossfade M80

Geçen hafta Hisoundaudio paa-1pro kulaklıklarım elime geçti. 


Kutu paket içerik güzel. 6,3mm dönüştürücü bile var. Yanında da yaka klipsi falan. Ancak ben bunu pek sevmedim. Neden, sahne Sans Clip kulaklığıma göre daha geride, mesafeli. Ve ondaki enerjik hal bunda yok. Netlik olarak da A-B kıyasından sonra kesin birşey söylerim. Aslında bu aynı şarkı aynı cihaz farklı kulaklık testi (A-B) özellikle kıyas incelemelerinde işe yarıyor.



Diğer yandan da geçen ay aldığım ve biraz dinleyip şimdi hem farklı lezzet arayışı hem de maddi ihtiyaç nedeniyle sattığım V-Moda Crossfade M-80 var. Alet gümbür gümbür bas veriyor, ve onun yanında müthiş bir detay da verip havadar bir atmosfer sunuyor. Güzel de görünüyor afacan :)


Oyundan Ötesi Call of Duty Modern Warfare


Oyunseverler bilecektir, Call of Duty adında gerçekçi bir "adam vurma oyunu" vardır. Birinci oyunda 2. dünya savaşında herhangi bir askerken ikinci, üçüncü, dördünce de vaziyet değişmedi. Bu dört oyunu bulmuş seri durmadı devam etti ve Call of Duty Modern Warfare ismini alarak devam etti. Geçen yıl da Modern Warfare 2 çıktı ve oyun dünyası Modern Warfare ile hırpalanmışken, bu sefer iyice karıştı. 

Modern Warfare 1'de oynayanı eğer düşünürse hırpalayan birden çok bölüm vardı ve genel olarak bu tarzı düşününce, anormal bir yenilikti. Bu yazıda ikinci oyuna girmeyip sadece Modern Warfare 1'i konu alacağım. İleride anlatırım neden. 




Bölümde kahraman Amerikan özel tim askerleri Ortadoğulu "kötü adam"ı tomarla ter döküp en sonunda bulmuştur. En sonunda onun sesinin geldiği odaya girip "bölüm sonu canavarı" ile kapışılacakken, bir bakılır ki sadece tekrarlayan televizyon yayını..gibi birşey!! Neyse ki CIA falan iyidir, esas yeri söylerler ve giderler indiririz. 


Ardından binayı terkeden askerlerin telsizleri tekrar konuşur "uh oh, burada bir sorunumuz var" Sorun, zaman ayarlı ve filmlerdeki gibi geri sayan bir nükleer bombadır. Bunu duyan adamlarımız kaç kaç kaç modunda helikopterlerine koşar, kaçan kaçar ve bizimkiler de canhıraş havalanmışken...bomba patlar! 



 
Gelen patlama dalgası bizimkiler dahil herkesi yutar ve paramparça eder, bizim helikopter de paramparça çakılır ve ekran kararır... 


Bölüm aslında burada başlamaktadır. Ağır ağır uyanan adamımız belli ki berbat haldedir, ama yine de son bir umut dışarı sürünür. Tek gördüğü kıpkırmızı ve paramparça bir şehir, yükselen devasa mantar bulutu, kül ve alev alev yanmakta olan bir çocuk parkıdır. 
 


Tam burada alışıldık Amerikan rüyasını bekler ve yaklaşan kurtarma helikopterlerini ararken, adamımız bir metre daha sürünebilir, sonra dayanamaz ve düşer, her şey biter.. 


Bu neden etkiledi? Çünkü yüzbinlerin bir anda ölümü ve sistemin kendi içinden sistemin malubiyeti resmedildi. Çünkü alışıldık son dakika kurtuluşu olmadı. Çünkü oyun tarihinde ender - belki de ilk kez - oyuncunun karakteri oyun bitmeden ve hiçbir kurtuluş şansı olmadan öldü.. 


Böylece oyun tarihindeki en radikal sahnelerinden biri yaşandı. Ama burada bitmedi, ikinci oyunda henüz başlamadan önce "Bu bölüm böyle böyle böyledir, yine de oynamak ister misiniz?" uyarısı çıkan bir bölüm vardı. O bölümse ikinci yazının konusu olacak. Yazacağım yazı kimilerini kesmeyebilir, onlar da USA Today falan ciddi gastelere baksınlar. Zira bahsedeceğim bölüm en ciddi basın organlarına bile taşındı.. 



Paylaş

Hard Disk

IBM Hard Disk. İlk hard disklerden.


Hard diskler, hdd olarak da adlandırılır. Sistem olarak insan beynine benzerler. Hiç bir bilgi TAM olarak silinmez; sadece yeniler eskilerin üstüne yazılır. Kurtarıcı olarak gördüğümüz "format" bile beceremez %100 silmeyi.


Ben bu işlere girdiğimdeki ilk hard diskim resmi sağda görülen 1.6 gigabayt ( = 1600 megabayt)
kapasiteli bir Fujitsuydu. Güzeldi. Amiga günlerimden sonra mucize gibiydi.










Ama ardından yıllar geçti. Şimdi işler çok daha farklı. Boyutları da. Tamam fiziksel ebat değişmiyor ama aynı boyuttaki kutucuğun içine alabildiği veri coşuyor da coşuyor; fiyatları da komik rakamlara düşüyor.

Bugün aşağıdaki 500 gigabaytlık ( = 500.000 megabayt) modeli satın aldım 110 liraya. Ve dönüş yolu boyunca şaştım durdum. Şaka gibiydi resmen. Fiyat ile kapasiteden bahsediyorum.


İyi haber, terrabaytlık ( 1tb = 1000 gb = 1.000.000 megabayt ) modeller de gitgide kullanıcı seviyesine düşmeye başladı. Fakat fiyatları henüz o kadar düşmedi, yaklaşık 250 - 300 liraya alınabilir.

Artık daha ne kadar şaşabilirim?





Yolgeçen